Takdir Yetkisini Maksada Aykırı Kullanarak Görevin Kötüye Kullanılması Suçu - (Suç Tarifinde Yapılan Tasnifin Vakıadan Uzak Takdiri Özelinde)


5237 Sayılı Kanunun 257.Maddesi “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir “menfaat” sağlayan kamu görevlisi, “altı aydan iki yıla kadar” hapis cezası ile cezalandırılır.” Hükmünü amirdir.

TCK 257.Maddede Korunan Değer

Doktrinde ve uygulamadaki hâkim görüşe göre 257.Maddede korunan değer; “Kamu görevlilerinin, görevlerinin gereklerine uygun hareket ettikleri, bu görevleri dolayısıyla kendilerine tanınan yetkileri hukuken belirlenmiş sınırlar içinde kullandıkları konusunda topluma hâkim olan güven duygusudur.[1]

 

Bir başka görüşte ise “Kamusal görevlerin düzenli, etkili ve dürüst bir biçimde yerine getirilmesine ilişkin devlete ait menfaat[2]” şeklinde kabul edilmektedir.

Suçun Hukuki Niteliği

İşbu suç temelde kamu görevlisinin görevi nedeniyle sahip olduğu yetkinin kötüye kullanılması anlamına gelmektedir. Başka bir anlatımla, failin yasaya aykırı olarak kullandığı husus “görev” değil, görevi gereği sahip olduğu “yetki”dir[3].

Aynı şekilde Yargıtay 4.Ceza Dairesi işbu suçu “Görevde Yetkiyi Kötüye Kullanma Suçu” olarak tanımlamaktadır[4].

Görevin Gereklerine Aykırı Davranmak

Görev gereğine aykırı hareketin anlamı[5], failin yürüttüğü kamusal faaliyetle ilgili olarak kendisine yüklenmiş olan davranış normlarına aykırı hareket etmiş olmaktır.

Görevin gerekleri failin yürüttüğü görevle ilgili yasa, tüzük, yönetmelik, genelge gibi düzenleyici işlemler ile belirlenir. Bu bakımdan failin faaliyetleri görevli oldukları kurumun tabi olduğu mevzuat kapsamında belirlenmiş olan davranış ve normları içermek zorundadır.

Burada açıktır ki “görev gereğine aykırılık” failin üstlendiği görevin yerine getirilmesinde ilgili mevzuatın beklediği davranış normlarına aykırılık anlamına gelmektedir. Bu sebeple suça konu davranış aslında “kamu düzenini bozan” bir hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Görevin gereklerine aykırı davranış;

  1. Yasada ve diğer mevzuatla memura tanınan yetkinin aşılması,

  2. Şekil şartlarına uyulmaması,

  3. Yargı kararlarına uyulmaması,

  4. 4.Takdir Yetkisinin amaç dışında kullanılması şeklinde görülebilmektedir[6].

TAKDİR YETKİSİNİ MAKSADA AYKIRI KULLANMAK

Kamu görevlisi olan faile tanınan takdir yetkisi ilgililere davranış serbestîsi veya keyfi davranma yetkisi vermemektedir. Bu noktada doktrinde geçtiği şekliyle[7], “Takdir yetkisi; bir kamu hizmetini yürütürken, somut olaya en uygun olarak görev ve hizmetin gereklerine en uygun davranışta bulunmayı gerektiren ve görevliye maksada uygun davranma konusunda elastikiyet sağlayan bir yetkidir. Yetkinin mutlaka, kamu hizmeti ve yararına kullanılması şarttır.”

Bu noktada Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 22.06.2004 T- 8213 E / 7971 K[8] örnek kararı da “özenli ve dikkatli bir şekilde yapılan inceleme”yi görev ifasının olmazsa olmaz bir koşulu olarak görmesi ve olayımıza ışık tutması açısından çok önemlidir:

“…Gümrük muayene memuru olan sanıkların, Fransa’dan getirtilip transit geçişiyle Suriye’ye çıkış yapmak için gönderilen ancak hurdalar ile değiştirilerek yurt içinde bırakılan biçerdöverleri kontrol ve tespit ederken,  sonradan monte edilen seri numaralarının sahte olup olmadığını anlayıp anlayamayacakları, özenli ve dikkatli bir şekilde yapılan incelemeyle biçerdöverlerin üzerinde hem sahte hem de orijinal seri numaralarının bulunduğunu fark edip edemeyecekleri hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuksal durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.”

 

21.01.2013

Av.M.Furkan Aktaş



[1] Özgenç/Şahin S.195. Soyaslan Özel Hükümler S.553

[2] Toroslu S.301 – Tezcan/Erdem/Önok, Ceza Özel Hukuku Ankara 2006 s.610

[3] Yaşar,Osman/Gökcan,Tahsin/Artuç,Mustafa – Türk Ceza Kanunu Cilt.6. S.7232

[4] Yargıtay 4.CD. 30.03.2006 T. 38E/10K

[5] Yaşar,Osman/Gökcan,Tahsin/Artuç,Mustafa – Türk Ceza Kanunu Cilt.6. S.7243

[6] Yaşar,Osman/Gökcan,Tahsin/Artuç,Mustafa – Türk Ceza Kanunu Cilt.6. S.7243

[7] Artuk/Gökcen/Yenidünya S.681

[8] Yargıtay 4.CD. 22.06.2004, 8213E/7971K.